Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Atatürk’ü Anma Töreni düzenlendi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde silah sanayisi bulunmadığını iddia etmenin “saçma” olduğunu belirterek, “Burada asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere silah sanayisi ihracatı yapan bir ülkeden söz ediyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün ebediyete intikalinin 81’inci yılı dolayısıyla düzenlenen “Atatürk’ü Anma Töreni”nde katılımcılara hitap etti.

$(window).load(function () { var s = document.createElement(“script”), el = document.getElementsByTagName(“script”)[0]; s.async = 1; s.src = “//cdn2.admatic.com.tr/showad/showad.js”; el.parentNode.insertBefore(s, el); });

“Bugün Afrika’nın derinliklerinden, Balkanlar’ın uçlarına kadar Osmanlı coğrafyasının neresine giderseniz gidin, derin bir muhabbetle karşılanıyorsanız ortada sıkı sıkıya sahiplenilecek bir miras var demektir.” ifadelerini kullanan Erdoğan, Bosna Hersek’in Kurucu Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç ile anısını paylaştı. İzzetbegoviç’i, rahatsızlığı döneminde ziyaret ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ölümünün son anında, Avusturya’dan dönüyorum, ‘durumu ağır’ dediler. Sarajevo’da uçağı indirdim ve hemen hastaneye ziyaretine gittim. Oğlu Bakir Bey’in ifadesine göre zihni de kapalı gibiydi. Seslenince, şöyle gözlerini açtı ve kendisiyle orada birkaç kelam ettik. ‘Evladım Tayyip, buralar Evlad-ı Fatihan’dır, buralar Osmanlı’dır. Ben gidiyorum, buralar size emanettir’ dedi. Tabii ertesi gün Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Aliya İzzetbegoviç şu son haliyle Bosna-Hersek’in mücadelesini veren bir komutandı aynı zamanda. O bunu böyle biliyor fakat gel gör ki bizimkiler Bosna-Hersek’te Osmanlı’nın olduğundan bihaber. Bütün eserleri, camileri, kervansarayları, köprüleri, medreseleriyle orada Osmanlı var. Mührünü öyle vurmuş. Yok ederek değil, bu şekilde vurmuş.”

“Tarihin nakşedilmediği bir şehirimiz neredeyse yok”

Erdoğan, Osmanlı’nın izlerinin Güney Afrika’ya kadar görüldüğünü belirterek, “Meşhur Ebubekir Efendi bu işin ilmi temsilciliğini yapmış bir zat. ve bu Osmanlı. Bunların bunlardan haberi yok. Bizim ayak izlerimiz nerelere kadar gitmiş haberleri yok. Şöyle diyor şair, ‘Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.’ Biz böyle bir milletiz. Biz sıradan bir millet değiliz. Kendi milletini, kendi tarihini inkar edenlerden bir şey olmaz. ” dedi.

Türkiye düşmanlığı için malzeme üretenlerin geçmişlerinin soykırım, sömürü, zulüm ve haksızlıkla bezeli olmasına karşın kendilerini tam tersi ifadelerle pazarlamaya çalıştığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bizim ise varolan hakikatleri söylememize, anlatmamıza, nesilden nesile aktarmamıza tahammül edemiyorlar. Ben gençliğimize sesleniyorum; siz gururlu bir gençlik olmalısınız çünkü sizin gururlanabileceğiniz bir ecdadınız var. Siz rastgele bir gençlik değilsiniz. Bizim kendileriyle iftihar edebileceğimiz bir ecdadımız var. Bunlar her yönüyle bizim iftihar vesilemiz. Bugün 81 vilayetimizin tamamında tarihi, kültürü görüyorsak, bütün bu eserlerle mücehhez toprakları görüyorsak, işte gidin Erzurum’a, Mardin’e her yer tarih. İstanbul’u söylememe gerek var mı? Adım başı tarih. Ankara bunların içerisinde en fakiridir aslında. Burada da Selçuklu var. Konya, Kayseri tarih, her yer tarih. Yani tarihin nakşedilmediği bir şehrimiz neredeyse yok. Biz bunlarla gururlanmayalım da kimlerle gururlanalım? Onlar ne derse desin biz kim olduğumuzu biliyoruz, kim olduğumuzu evlatlarımıza ve tüm dünyaya da anlatmaya devam edeceğiz.”

“Osmanlı’nın silah sanayisi olmadığı da koskoca bir yalan”

Kemal Karpat başta olmak üzere liyakatlarına kimsenin itiraz edemeyeceği tarihçilerin, geçen asrın başında Osmanlı’da okuma yazma oranının nüfusun yarısından fazla olduğunu dile getirdiğini söyleyen Erdoğan, bunun o dönem Rusya, İspanya, İtalya başta olmak üzere pek çok ülke ile karşılaştırıldığında çok yüksek bir oran olduğunu vurguladı.

Osmanlı’nın, Balkan Savaşları ile başlayan, 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi ile devam eden süreçte okur yazar nüfusunun büyük kısmını kaybettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Özellikle erkek nüfusun önemli bir kısmı şehit oldu. Çanakkale’yi düşünün. ‘Kınalı kuzular’ diyoruz ya, kınalı kuzuları biz orada kaybetmedik mi? Orada kaybettik. Bunlar sıradan işler değil. Toplam nüfusumuzun bir kısmı da sınırlarımız dışında kaldı. Bir de buna Cumhuriyet’le birlikte gerçekleştirilen Harf Devrimi ile adeta her şeyin sıfırlandığını eklediğimizde elbette ülkemiz okuma yazma oranın çok düşük olduğu bir dönem yaşadı. Bunu Osmanlı’ya yüklemek tam anlamıyla bir bühtandır. Nitekim zaman içerisinde Türkiye yüzde yüzlük bir okur yazar seviyesine ulaşmıştır. Osmanlı’nın silah sanayisi olmadığı da koskoca bir yalandır. Bunların, ne tarihle alakası var ne geçmişini araştırmakla alakası var. Coğrafyamızdaki 600 yıllık hükümranlığı döneminde neredeyse savaşsız tek bir haftası olmayan Osmanlı’nın silah sanayisinin olmadığını iddia etmek kadar saçma bir iddia olmaz. Burada asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere silah sanayisi ihracatı yapan bir ülkeden söz ediyoruz.”

(Sürecek)

Kaynak: AA

Kaynak: Haberler.com

Ayrıca Bakınız

Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Koç, AA’nın “Yılın Fotoğrafları” oylamasına katıldı

Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Haldun Koç, Anadolu Ajansı'nın (AA), "Yılın Fotoğrafları" oylamasına katıldı.