Bereket Konvoyuna Coşkulu Uğurlama

Bayrampaşa Belediyesi’nin, Balkanlarda 5 bin kilometre yol kat edip soydaşlarla buluşacağı ‘Bereket Konvoyu’ coşku ve dualarla uğurlandı.

Bayrampaşa Belediyesi’nin, Balkanlarda 5 bin kilometre yol kat edip soydaşlarla buluşacağı ‘Bereket Konvoyu’ coşku ve dualarla uğurlandı. Konvoyun 100 bin kişiye iftar vereceği öğrenildi.

bereket-konvoyuna-coskulu-ugurlama-4799852_oBayrampaşa Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bereket Konvoy’u bu yıl da coşkuyla uğurlandı. Düzenlenen törene Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner’in yanı sıra, AK Parti İlçe Başkanı Cemil Yıldız, balkan ülkelerinin konsolosları ve vatandaşlar katıldı. Tören halk oyunları gösterileri ile devam etti. Törende konuşanBayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, “Bu bir kardeşlik, dostluk, kültür projesi. Burada muhabbet, dostluk, kardeşlik var. Oranın halkları ile buranın halklarını birleştiriyoruz. Bu yıl 9.’sunu yapacağımız proje kapsamında 4 tane tır ile bugün hareket edeceğiz. Bunların içinde mutfak, malzeme, masa ile sandalye var. Oradaki komşularımız ile aynı sofrayı paylaşıyor, aynı suyu içiyoruz. Oraya gittiğimizde bize, ‘Niye bugüne kadar bizi aramadınız, gelmediniz’ diyorlar. Bu projeler biz yaşadığımız müddetçe devam edecek” dedi.

Konuşmaların ardından dualar edilerek beyaz güverciler uçuruldu. Başkan Atila Aydıner ve protokolün el sallayarak uğurladığı konvoy yola çıktı.

700 BİN KİŞİYE ULAŞTI

Konvoy, 2005 yılından bugüne kadar Hırvatistan, Bosna Hersek, Bulgaristan,Makedonya, Kosova, Sırbistan, Karadağ, Yunanistan ve Arnavutluk’ta 80’e yakın şehir, Almanya, Avusturya ve Fransa’da 5 şehir, Lübnan ve Türkiye’de 25 şehir gezerek 700 bin kişiye iftar verdi.

80 kişilik gönüllü ekibin yer aldığı konvoyda, 4 tır, 2 otobüs, 4 minibüs bulunuyor.

Ihlas

Yorum Yap

  Kimse Yok Mu, Bosna'nın Köylerinde Kurban Dağıttı

Ayrıca Bakınız

Ariflerin Hazinesi Sanata Referans Olmalı”

Yönetmen Semih Kaplanoğlu, Anadolu'da büyük bir arifler hazinesi olduğunu ve Anadolu medeniyetinin o ariflerle canlandığını belirterek, "Tabii ki biz film yaparken, dünyaya seslenirken, kendimizi anlatmaya çalışırken sırtımızı dayadığımız yer orası olmalı. Orada keşfedilmemiş bir hazine var.